Fenerbahçe'de seçim bitti. Sandıklar kapandı, oylar sayıldı ve Aziz Yıldırım yıllar sonra yeniden kulübün başına geçti.
Bu seçim sadece bir başkanlık yarışı değildi. Çünkü Fenerbahçe'de bazı isimler vardır, görevleriyle değil, kulübün hafızasındaki yerleriyle anılır. Aziz Yıldırım da onlardan biri.
Bu nedenle ortaya çıkan sonuç, bir yöneticinin geri dönüşünden çok daha büyük anlamlar taşıyor. Fenerbahçe camiası aslında bir tercih yaptı. Bir isimden önce bir döneme oy verdi.
Türk futbolunda son yılların en dikkat çekici gerçeklerinden biri, taraftarların artık sadece vaat dinlemek istememesi. Büyük transferler, iddialı açıklamalar, güçlü projeler...
Bunların hepsi önemli. Ama uzun süre başarıya ulaşılamadığında taraftarın aradığı şey değişiyor.
İnsanlar yeniden güven duymak istiyor. Aziz Yıldırım'ın seçim zaferinin arkasında biraz da bu duygu yatıyor.
Çünkü futbol sadece bugünü yönetme işi değildir. Aynı zamanda insanlara yarın için inandırıcı bir hikâye sunabilme sanatıdır.
Fenerbahçe taraftarı yıllardır şampiyonluk özlemiyle yaşıyor. Her sezon yeni umutlar kuruldu. Her sezon yeni başlangıçlar yapıldı.
Ama bazen çok fazla başlangıç yapmak, istikrar duygusunu ortadan kaldırabiliyor. Belki de kongre üyeleri tam olarak buna tepki verdi. Geçmişe dönmek için değil.
Kendilerini yeniden güçlü hissettirecek bir liderlik arayışı için. Elbette futbol romantizmi sevmez. Aziz Yıldırım'ın geçmiş başarıları, gelecekte aynı sonuçların garantisi değil.
Bugünün futbolu, 10 yıl önceki futboldan farklı. Ekonomik gerçekler değişti, transfer piyasası değişti, taraftar beklentileri değişti.
Dolayısıyla önündeki görev, eski günleri hatırlatmaktan çok daha zor.
Yeni bir hikâye yazmak.
Asıl sınav şimdi başlıyor. Çünkü seçim kazanmak ile beklentileri yönetmek arasında büyük fark vardır.
Fenerbahçe yeni bir başkan seçmiş olabilir. Ama aslında daha büyük bir karar verdi. Bir kez daha umut etmeyi seçti.
Ve futbolda bazen en zor şey de tam olarak budur.
Kaynak: NTV Spor